TEMEL ELEKTRONİK
Temel Kavramlar
Elektronik nedir :? Serbest elektron hareketlerinin denetimini konu edinen bilim dalıdır
1920 ler de lambalı elektronik devreler kullanılıyordu
1950 lerde transistor lü elektronik devre kullanılmaya başlandı
1960 larda küçük ama çok işlevli devre elemanları yani entegreler ön plana çıkmıştır. Entegreler ( tümleşik devre , yonga , chip,) günümüze çok değişik maksatlı kullanılmaktadırlar.
ELEKTRİK AKIMI:
Birim zamanda geçen elektrik yük miktarına akım denir. “Akım, yüklerin hareketinden doğar, ve bir amper, sabit bir yüzeyden bir saniyede bir coulomb değerinde bir yükün geçmesine eşdeğerdir. “
I=Q/S
1 elektronun yükü 1.602*10-19 dur
Ast katları
PikoAmper, Nano Amper, Mikro Amper, miliAmper
Üst Katları
Kilo Amper (kA), MA MegaAmper, GA GigaAmper
Örnek
Bir iletkenden 5 amper değerinde sabit akım Akmaktadır. Bu iletkenden Bir dakika içinde kaç tane elektron geçmektedir
5 A=EYÜK/60sn à Eyük=300 Coulomb
300/1.602*10-19=1.87*1027
Büyüklüğü Ampermetre ile ölçülür
GERİLİM :
Bir üretecin iki ucu arasındaki Potansiyel farka gerilim denir. Voltmetre ile ölçülür. V, U, E ile gösterilir.
Gerilimin ast katları
PikoVolt pV, nanoVolt nV, MikroVolt µV, miliVolt mV
Gerilimin Üst Katları
Kilovolt kV, MV, GigaVolt GV
DİRENÇ
Elektrik akımının geçişine zorluk gösteren elemanlara direnç denir. İnsanda bir direnç elemanıdır. Şekil 1 de direnç sembolleri verilmiştir.

şekil 1
Direncin ast katları
Pikoohm (pW), nanoohm (nW), mikroohm µW
Direncin üst katları
Kiloohm kW, megaohm MW, gigaohm GW
OHM KANUNU (YASASI)
1828 yılında GEORGE SIMON OHM tarafından ortaya konan denkleme göre , bir alıcıya uygulanan gerilim arttıkça devreden geçen akım artmakta, alıcının direnci artığında ise geçen akım azalmaktadır. Şekil ‘ de bu ilişkinin grafik gösterimi mevcuttur.
I=V/R

Şekil 2
PASİF VE AKTİF DEVRE ELEMANLARI
PASİF DEVRE ELEMANI
Enerji kaynağı yada etkin elektro motor kuvvetleri olamayan, gerilim uygulandığında geçen akımın sonucu olarak enerji harcayan yada depolayan elemanlardır. Dirençler akım sınırlaması yaparken ısı ve ışık şeklinde enerji harcarlar, kondansatörler elektrik enerjisini elektrik yükü şeklinde , Bobinler ise manyetik alan olarak depolarlar. Direnç endüktans ve kondansatörler , kaynaktan enerji alıp bu enerjiyi ya başka bir biçime dönüştüren yada elektrik yada manyetik alanda depolayan pasif elemanlardır.
AKTİF DEVRE ELEMANLARI
Enerji üreten yada enerji seviyesini yükselten elemanlardır. Şebekeye enerji sağlayabilen yada akım kaynaklarıdır. Pil , dinamo, amplifikatör enerji seviyesini yükselten aktif eleman örneği olarak gösterilebilir.

Şekil 3
Şekil 3'de yedi temel devre elemanı gösterilmektedir, (a) ve (b) elemanları gerilim kaynağı, (c) ve (d) elemanları da akım kaynaklarıdır. Bağlandığı devreden etkilenmeyen bir gerilim kaynağı, bağımsız bir kaynaktır ve Şekil 3(a)'da bir daire ile gösterilmektedir. Şekil 3(b)'de baklava dilimi biçiminde gösterilen gerilim kaynağı, bağımlı bir kaynağı simgeler. Bu kaynakların gerilimi, bağlı oldukları devrenin koşullarına göre değişir. Akım kaynaklan da bağımlı ya da bağımsız olabilir. Şekil 3(e), (f) ve (g)'de pasif devre elamanları gösterilmektedir.
PASİF DEVRE ELEMANLARININ İNCELENMESİ
DİRENÇLER
Dirençlerin Devredeki İşlevleri (Fonksiyonları)
I. Devreden geçen akımı sınırlayarak aynı değerde tutmak.
II. Devrenin besleme gerilimini bölerek, yani küçülterek başka elemanların çalışmasına yardımcı olmak.
III. Hassas yapılı devre elemanlarının aşırı akıma karşı korunmasını sağlamak.
IV. Yük (alıcı) görevi yapmak.
V. Isı elde etmek.
A. Sabit Değerli Dirençler
Direnç değerleri sabit olan, yani değiştirilemeyen elemanlardır. Bu dirençler, üzerlerinden geçen akım ve gerilimin değerine göre farklı direnç göstermezler. Ayrıca, dışarıdan yapılan etkiyle mekanik ya da elektriksel) dirençleri değiştirilemez.
Sabit değerli dirençler 0,l W dan 22 MW a kadar değişik değerlerde ve çeşitli güçlerde üretilir. Ancak bu, her değerde direnç üretilir anlamına gelmez. Uygulamada standart değerlere sahip dirençler karşımıza çıkar. Eğer standart dışı değerde bir dirence gerek duyulursa seri ya da paralel bağlama yapılır. Ya da ayarlı direnç kullanılır.

şekil 4
b. Ayarlı (Değişken Değerli) Dirençler
Direnç değerleri, hareket ettirilebilen orta uçları sayesinde ayarlanabilinen elemanlardır. Bu elemanlar yüksek dirençli tel sarımlı ya da karbondan yapılırlar. Karbon tip ayarlı dirençler Şekil 5-a'da görüldüğü gibi, karbon karışımlı disk biçiminde yapılır. Direnç görevini, sıkıştırılmış kâğıt ya da disk şeklindeki karbon üzerine ince bir tabaka şeklinde kaplanmış karbon karışımı yapar. Karbon diskin kesilerek elde edilmiş iki ucuna bağlantı terminalleri takılır. Üçüncü uç, esnek gezer kontak biçiminde olup, disk üzerine sürtünerek döner ve istenilen direnç değerinin elde edilmesini sağlar. Bazı tiplerde gezer uç Şekil 5-d'de görüldüğü gibi doğrusal kaymalı şekilde olabilir.

Şekil 5
AYARLI DİRENÇ Çeşitleri
Potansiyometreler (POT)
Direnç değerleri, dairesel olarak dönen bir mil yada sürgü kolu aracılığıyla değiştirilebilen elemanlara potansiyometre denir. Şekil 6 de potansiyometrenin sembolü gözükmektedir.
Şekil 6
Potansiyometre çeşitleri
1. Anahtarlı potansiyometre : Bri anahtar ile bir potansiyometreyi aynı gövdeye birleştirilmiş elemana denir .Örnek olarak bazı radyolarda tek düğme hem radyolu açma hem de ses ayarı için kullanılmaktadır.
2. Stereo Potansiyometre iki potansiyometrenin tek bir gövde içinde birleştirilmesiyle oluşan potansiyometredir.
3. Oto Radyo Teyp Potansiyometresi Aynı gövde ve mil üzerine üzerine 2 den fazla pot yerleştirilirse bu tip potasniyometrelere verilen addır.
4.
Trimpot direnç değerinin kurulacak devrede çok az değiştirilecek elemanlardır. Şekil 7
|
Trimpot direnç değerinin kurulacak devrede çok az değiştirilecek elemanlardır. Şekil 7
5. Vidalı (çok turlu ) ayarlı direnç bu tip dirençlerle çok hassas direnç ayarı yapmak mümkündür.
Ayarlı Dirençlerin Direnç Değişim Karakteristikleri
Ayarlı dirençler, kullanılacakları devreye göre üç ayrı özellikte üretilirler. Şimdi bunları inceleyelim.
a. Direnç Değerleri Lineer (Doğrusal) Olarak Değişen Ayarlı Dirençler :
Direnç değerleri sıfırdan itibaren doğrusal (eşit adım, eşit direnç) olarak artar. Gövdelerinde LIN (lin) sözcüğü bulunur. Örneğin üzerinde LIN 220 k yazılı olan bir pot lineer özellikte ve 220 kW değerindedir. LIN yazılı dirençlerde değişim düzgün olmaktadır. Lineer potansiyometreler, güç kaynağı, zamanlayıcı vb. devrelerinde kullanılırlar.
Direnç değerleri sıfırdan itibaren doğrusal (eşit adım, eşit direnç) olarak artar. Gövdelerinde LIN (lin) sözcüğü bulunur. Örneğin üzerinde LIN 220 k yazılı olan bir pot lineer özellikte ve 220 kW değerindedir. LIN yazılı dirençlerde değişim düzgün olmaktadır. Lineer potansiyometreler, güç kaynağı, zamanlayıcı vb. devrelerinde kullanılırlar.
b. Pozitif Logaritmik (Poz. Log,) Özellikli Ayarlı Dirençler
Direnç değerleri sıfırdan itibaren logaritmik (eğrisel) olarak artar. Ayar milinin ileri hareketiyle direncin değişiminin logaritmik olabilmesi için karbon maddesinin yoğunluğu da logaritmik olarak değişecek şekilde ayarlanmıştır olduğundan sesle ilgili elektronik devrelerde (radyo, TV, anfı vb.) bu tip dirençler kullanılır. Gövdelerinde LOG ya da POZ. LOG sözcüğü bulunur.
Volüm (ses) kontrolünde lineer bir pot kullanılırsa, ses yavaş yavaş açılırken, önceleri hiç artmıyormuş gibi olur. Potun son bölmesinde ise ses birden artar. Bunun nedeni insan kulağının logaritmik bir organ olmasındandır. Aslında ses lineer bir potta eşit olarak artmaktadır. Fakat insan kulağı zayıf seslere karşı hassas, kuvvetli seslere karşı giderek daha az duyduğundan algılama hatası söz konusu olmaktadır. Logaritmik bir pot ile yapılan ses ayarı ise kulak tarafından çok iyi algılanabilmektedir.
Direnç değerleri sıfırdan itibaren logaritmik (eğrisel) olarak artar. Ayar milinin ileri hareketiyle direncin değişiminin logaritmik olabilmesi için karbon maddesinin yoğunluğu da logaritmik olarak değişecek şekilde ayarlanmıştır olduğundan sesle ilgili elektronik devrelerde (radyo, TV, anfı vb.) bu tip dirençler kullanılır. Gövdelerinde LOG ya da POZ. LOG sözcüğü bulunur.
Volüm (ses) kontrolünde lineer bir pot kullanılırsa, ses yavaş yavaş açılırken, önceleri hiç artmıyormuş gibi olur. Potun son bölmesinde ise ses birden artar. Bunun nedeni insan kulağının logaritmik bir organ olmasındandır. Aslında ses lineer bir potta eşit olarak artmaktadır. Fakat insan kulağı zayıf seslere karşı hassas, kuvvetli seslere karşı giderek daha az duyduğundan algılama hatası söz konusu olmaktadır. Logaritmik bir pot ile yapılan ses ayarı ise kulak tarafından çok iyi algılanabilmektedir.
c. Negatif Logaritmik (Neg. Log) Özellikli Ayarlı Dirençler
Direnç değerleri sıfırdan maksimum (en yüksek) değere doğru logaritmik (eğrisel) olarak artar. POZ. LOĞ. özellikli dirençlere çok benzerler. Sadece direncin değişim şekli sıfırdan itibaren biraz daha hızlıdır. Gövdelerinde LOG ya da NEG. LOG sözcüğü yer alır.
Direnç değerleri sıfırdan maksimum (en yüksek) değere doğru logaritmik (eğrisel) olarak artar. POZ. LOĞ. özellikli dirençlere çok benzerler. Sadece direncin değişim şekli sıfırdan itibaren biraz daha hızlıdır. Gövdelerinde LOG ya da NEG. LOG sözcüğü yer alır.

Şekil 8 Logaritmik ve lineer değişimli dirençlerin direnç pozisyon eğrisi
DİRENÇLERİN BAĞLANTI ŞEKİLLERİ
A. Dirençlerin Seri (Ard ARDA) bağlanması
Dirençler seri bağlandığında toplam direnç değeri artar. Her dirençten geçen akım AYNIDIR
| ||||
R1=15W, R2= 15W, R3= 15W ise RT = 45W
A. Dirençlerin Paralel Bağlanması
Paralel bağlantıda ise toplam direnç azalacaktır.
Paralel bağlantıda ise toplam direnç azalacaktır.

Örnek problem R1=15W, R2=15W, R3 =15W Rt=5W
NOT Her bir koldaki gerilim AYNIDIR.
Şekil 10
C Dirençlerin Karışık kullanılması
Seri ve Paralel devrelerin beraber kullanılmasından meydana gelir
KIRCHOFF’UN GERİLİM KANUNU
Kirchoff’un gerilim yasasına göre bir devredeki herhangi bir kapalı yol üzerindeki gerilimlerin cebirsel toplamı sıfırdır. Gerilimlerin bazılarının kaynaklara aitken , diğerleri pasif elemanlardan akan akımlar tarafından meydana gelmiştir. Bu ikinci bahsedilene gerilim düşümü de denir.

Şekil 11

Ut=I.R1+I.R2+I.R3 Şekil 12
B KIRCHHOFF’UN AKIM YASASI
İki yada daha fazla devre elemanın bağlandığı noktaya düğüm adı verilir. Sadece iki elemanın bağlandığı düğüme temel düğüm denilir ve burada akımın bölünmesi söz konusudur. Kırchhoff’un Akım Yasası NA göre bu düğümdeki akımların cebirsel toplamı 0 dır.. başka bir değişle bir düğüme gelen akımların toplamıyla çıkan akımların toplamı birbirine eşittir.

ŞEKİL 13

|
R1=4W I1=3A
R2=3W I2=4A
R3=2W I3=6A
RT=0.9W IT=13A

Örnek 2 I2=? 4A
Rt=? 2,4W
Ut=? 24V
ELEKTRİKTE GÜÇ
Doğru akım ile çalışan devrelerde akım ile gerilimin çarpımı gücü vermektedir. Başka bir deyişle güç , birim zamanda yapılan iş olarak tanımlanır. Birimi WATT dır.
P =V.I=I2R=U2/R
Örnek 2 de harcanan gücü bulunuz. 24*10=240 WATT
DİRENÇLERİN DEĞERLERİNİN BELİRLENMESİ
Kullanılan R Ω kademesini ifade eder 100R =100Ω , 10R5 =10,5Ω
Kullanılan K kilo Ω kademesinde değerleri için 100K= 100 000 Ω , 1K2 =1200Ω
Kullanılan M mega Ω kademesinde değerleri ifade eder 1M5 = 1 500 000 Ω
DİRENÇ DEĞERLERİNİN RENK BANTLARI İLE BELİRLENMESİ
Renk kodları dirençler üzerinde yerleştirilir
3, 4 ve 5 bant olmak üzere dirençlerin renkleri belirlenmeye çalışılır.
SoKaKTa SaYaMaM GiBi
| Renk | Sayı | Tolerans | Çarpan |
| Siyah | 0 | - | 10^0 |
| Kahverengi | 1 | +-%1 | 10^1 |
| Kırmızı | 2 | +-%2 | 10^2 |
| Turuncu | 3 | - | 10^3 |
| Sarı | 4 | - | 10^4 |
| Yeşil | 5 | +-%0.5 | 10^5 |
| Mavi | 6 | +-%0.25 | 10^6 |
| Mor | 7 | -+%0.1 | 10^7 |
| Gri | 8 | +-%0.05 | 10^8 |
| Beyaz | 9 | - | 10^9 |
| Altın | - | +-%5 | 10^-1 |
| Gümüş | - | +-%10 | 10^-2 |
| Renksiz | | +-%20 | - |
· Üç renkli dirençler
o 1.bant=SAYI
o 2. bant= SAYI
o 3.bant = ÇARPAN
o yeşil, mavi, siyah =56 Ω +-%20
· 4 renkli dirençler
o 1.bant=SAYI
o 2. bant= SAYI
o 3.bant = ÇARPAN
o 4. bant =TOLERANS
o kahverengi Siyah siyah , altın 10 Ω+-%5
o 760 Ω %10 = Mor mavi kahverengi Gümüş
· 5.renkli dirençler
o 1.bant=SAYI
o 2. bant= SAYI
o 3.bant = SAYI
o 4. bant= ÇARPAN
o 5. bant =TOLERANS
o 249 +-%5= kırmızı sarı beyaz siyah altın
ÖZEL Dirençler ÖDEV VERİLİR,
LDR , PTC , NTC, VDR
KONDANSATÖRLER
Elektrik yüklerini kısa süreli depolamaya yarayan elemanlara kondansatör denir. Birimi Faradır. Sembolü C dir.
Enerjiyi elektrik alanında saklayan elemana kondansatör adı verilir.
İki iletken levha arasına yerleştirilen yalıtkan bir maddeden oluşmaktadır. Yalıtkana DİELEKTRİK adı verilir. En iyi yalıtkan havadır.
Kondansatörün elektrik enerjisini depolama kapasitesi
· Plaka Yüzey alanına
· Plakaların birbirine yakınlığına
· Araya konan yalıtkanın cinsine gör değişir.
Kondansatörün Şarj Olması
Kondansatör plakalarının yük bakımında farklı duruma gelerek yüklenmesi yada levhalar arasında potansiyel farkın meydana gelmesi demektir.
Boş bir kondansatörde iki levhada eşit miktarda elektron vardır. Bir DC kaynağa bağlı Kondansatör kaynağın + ucuna bağlı kısmında levhadaki Elektronlar +-çekiminden dolayı ayrılırlar ve burada + yükler fazlalaşır. Diğer ucunda ise – yükler birikir. Bir potansiyel fark oluşur bu işlem kondansatörün kapasitesine kadar veya kondansatör üzerindeki gerilimin kaynak gerilimine ulaşana kadar devam eder.
Kondansatörlerin tipleri
İçinde kullanılan dielektrik malzemeye göre kondansatörler sınıflandırılırlar
a. Elektrolitik Kondansatör Kutuplu ve kutupsuz olarak üretilir. Doğru akım ve alternatif akım olarak çalışırlar. İçinde kullanılan malzeme asit borik eriyiği gibi borakslı elektrolitlerdir.iletken olarak aleminyum veya tantal kullanılır.
I. Sıvılı tip Elektrolitik Kon. Yalnızca DC devrelerde kullanılır.
II. Kuru Tip Elektrolitik Kon. Sıvı boraks kullanılmaz
b. Kağıtlı Kondansatörler :yalıtkanlığı artırmak için 0.01 mm kalınlığındaki parafin emdirilmiş kağıtların iki yüzüne kalay veya aleminyum emdirilmiş dielektrik kullanılır.
c. Metal kağıtlı kondansatörler. Metal tabakaları arasına –Kağıt sıkıştırılarak yapıları.
d. Plastik ;Kondansatörler Metal tabakaları arasına –palstik sıkıştırılarak yapıları.
e. Tantal kondansatör. Dilelektrik olarak tantal metalinin üzerinde oluşan oksitlenmiş tabaka kullanılır. 0.1 micro F 68 micro F
f. Seramik kondansatörler .Mercimek kondansatör. Dielektrik malzeme olarak seramik kullanılmıştır. Değerleri çok küçüktür.
g. Mika Kondansatör yalıtkanlık düzeyi yüksek olan mika kullanılmıştır. PF ve microF seviyelerinde ama yüksek gerilimlerde çalışabilirler. 100V 2500V
h. SMD surface mounted Device kondansatörler. Küçük yüzeylerinden dolayı daha çok baskı devrelerde ve yerden tasarruf edilmek istenen yerlerde kullanılır.
i. Polyester kondansatör dielektrik malzeme olarak polyester kullanılır.
Kondansatörlerin Bağlanması Ve Değişken Değerli Kondansatörler
· Elle değeri değişebilen kondansatörler. Varyabl
· Kapasite değeri miline bağlı bir vi da aracalığı ile değiştirilen kondansatörler Trimer
· Sabit değerli olan kondansatörler

Şekil 14: Ayarlı kondansatör sembolleri
a) Elle ayarlı b) Trimer c) iki ganklı elle ayarlı
Kondansatörün Çalışma Gerilimi
Örneğin 12 volt ile çalışma bir devrede 3 voltluk bir kondansatör kullanmak uygun değildir.
Bu gerilim hesapla DC devrelerde max gerilim ile aynı olurken
AC devrelerde Vc=V etkin* 1.41 denklemi ile bulunur.
12V etkin değerli bir devrede kullanılmak istenen kondansatörün çalışma gerilimi nedir?
Vc=1.41*12=16.92 V buna göre en az 16 volt olmalıdır.
1m kodu varsa C: l mF
p68 kodu varsa C: 0,68 pF 1m2 kodu varsa C:l,2mF
B kodu varsa C: 15 pF 33m kodu varsa C: 33 mF
470 kodu varsa C: 47 pF ,039 kodu varsa C: 0,039 mF
152 kodu varsa C: 1500 pF ,05 kodu varsa C: 0,05 mF
472 kodu varsa C: 4700 pF 0,5 kodu varsa C: 0,5 mF
103 kodu varsa C: 10.000 p m47 kodu varsa C: 0,47 mF
104 kodu varsa C: 100.000 pF l m0 kodu varsa C: l mF
KONDANSATÖRLERİN BAĞLANMASI
A Seri Bağlama
| ||||||||
| ||||||||
B. Paralel Bağlanması Ct= C1+C2+C3....
Kondansatörlerin Kullanımı Alanlarına İlişkin Örnekler
I. Kondansatörler DC gerilimi geçirmeyen AC gerilimi geçiren elemanlar oldukları için yükselteçlerde kuplaj elemanı olarak kullanılırlar.
II. AC nin doğrultulmasında Diyodalar kullanılır. Ancak diyodlar AC yi tam doğru akım haline getiremezler. Diyodun çıkışına bağlanan uygun değerli bir kondansatör, çıkış sinyalini filitre eder. Yani şarj ve deşarj olarak alıcıya giden akımı düzgünleştirir.
III. Rölelerin kontaklarının açılıp kapanması anında kontak uçlarında ark oluştuğundan, birbirleribe değen kısımlar çabuk yıpranır. Bu nedenle rölelerin kontaklarına paralel olarak küçük faradlı kondansatör bağlanır.
BOBİNLER
İletken tellerin yan yana yada üst üstte sarılması ile elde edilen devre elemanlarına bobin denir. Bobinlerin Sembolü L , birimi Henry dir.
Bobinler DC ile beslenen bir devrede çalışırken sadece ohmik direnç gösterir.
AC ile beslenen devrede ise akıma gösterdiği direnç , AC devrenin frekansı ile orantılı olarak artar. Bu durumun sebebi bobinin etrafında oluşan manyetik alanın devreden akan akıma karşı koyma etkisi oluşturmasıdır.
Enerjiyi manyetik alanda depolayan devre elemanına endüktans adı verilir.
Kullanıldığı yer: bobinler çok değişik kullanım alanları olan bobinler , üzerlerinden elektrik akımı geçtiğinde mıknatıslanma özelliğinden yararlanılarak elektro mıknatıslar yapılmaktadır. Eğer bu bobinin içine demir bir malzeme konursa daha fazla mıknatıslanır .
BOBİNİN ÇALIŞMASI ZIT EMK
Bir bobine AC özellikli sinyal uygulandığı zaman, değişken akım bobinin etrafında "değişken manyetik alanların oluşmasını" sağlar. İşte bobin çevresinde oluşan manyetik alan, bobin üzerinde iki etkide bulunur:
Bobinlerin oluşturduğu manyetik alanın birinci etkisi şöyledir: Uygulanan alternatif akım sıfır değerinden maksimum değere doğru yükselirken, bobinin manyetik alanı kendisini oluşturan kuvvete karşı koyarak akımın artışını azaltmaya çalışır.
Bobinlerin oluşturduğu manyetik alanın ikinci etkisi ise şudur: Uygulanan alternatif akım maksimum değerinden sıfır değerine doğru azalırken, bobinin manyetik alanı kendi üzerinde gerilim indükleyerek (oluşturarak) geçen akımın azalmasını yavaşlatmaya çalışır.
İşte bobinin oluşturduğu manyetik alanın kendi üzerinde oluşturduğu bu gerilime zıt EMK denir. Bobinler zıt EMK nedeniyle akımın geçişini geciktirirler. AC özellikli akımların 90 derece geri kalmasına neden olurlar.
Kondasatörler devreye bağlıyken gerilimi geri bırakırken (faz farkı ) , bobinler gerilimi ileri kaydırırlar. Bu özellikleri ile Bobin ve Kondansatöre birbirlerinin tamamen zıttı şeklinde çalışırlar.
BOBİN ÇEŞİTLERİ
a. Hava nüveli bobinleri
b. Ferit Nüveli Bobinler
c. Demir Nüveli bobinler
d. Sac Nüveli Bobinler
e. Nüvesi hareketli (ayarlı bobinler
f. Sargı Bobinleri
g. Kademeli Bobinler
BOBİNLERİN DEVREDE BAĞLANIŞI
Dirençlerde olduğu gibidir.
ETKİN DEĞER
EFEKTİF ,RMS DEĞER
Bir AC gerilimin DC ye eşit değerine etkin değer denir. Sinüsoidal özellikli olan AC, sıfır(0) ekseninin iki yanına pozitif ve negatif değerler almakta ve bunlara pozitif ve negatif alternanslar denmektedir. AC de gerilim değeri her an değişir. Teknik anlatımlarda akımın veya gerilimin her hangi bir andaki ani değeri olarak düşünülür. Max değerin 0.707 sine efektif etkin yada RMS değer denir.
Örnek olarak
220 Volt şebeke gerilimi için kullandığımız değer efektif değerdir. Max değer nedir?
Vmax = 220*1/0.707= 310.2 V olur
Doğru Akım Devrelerinin Çözümünde Uygulanan Yöntemler
Yıldız –Üçgen Dönüşümü

Çevre Akımları Yöntemi
Düğüm Akımları Yöntemi
Thevenin Teoremi
Norton Toeremi
Nortonve Thevenin Eşdeğer Devrelerinin Birbirine Dönüştürülmesi
YARI İLETKENLER
Atomlarının son yörüngelerinde 4 elektron bulunduran tüm maddelere yarı iletken madde denir. İletkenlileri ; iletkenlerle yalıtkanlar arasında olan maddelere yarı iletken ası verilir. Yarı iletkenlerin dirençleri iletkenlerin direncinden yüksek fakat yalıtkanların direncinden de düşüktür. En çok kullanılan Germanyum ve silisyum bu maddelere örnek verilebilir.
Doğadaki Her element atomu bir denge arayışı içerisindedir. Bu yüzden son elektron yörüngelerinde 8 elektron bulundurmak isterler. Elementlerin son yörüngesinde 4 den az elektron varsa bunlar elektronlarını vermeye hazır elementlerdir bunlara iletken maddelerde denir. 4 den fazla ise Elektronlarını vermektense almayı tercih eder. Bu tür maddelere yalıtkan maddeler denir. Elektronik devre elemanlarının hepsi son yörüngesinde 4 elektron bulunan A4 grubu elementlerden Silisyum ve Germanyumdan oluşur.
N tipi Yarı İletkenler
Son yörüngesinde 4 elektron buluna bu yarı iletkenler , son yörüngesinde 5 elektron bulunan Arsenik fosfor veya antimuan 1/1M oranı ile karıştırıldığında Arseniğin 4 elektronu yarı iletkenin 4 elektronu ile bağ oluşturur ki 8 elektron ile denge oluşur. Artan bir elektron oluşan bu yapı içinde dolaşır. Bu şekilde elektron bakımından zengin bir karışım elde edilmiş bu karılıma N tpi madde denir. Elektron yükü fazla olduğu için (negatif) anlamına gelen N tipi malzeme denir..
P Tipi Yarı İletkenler
Son yörüngesinde 4 elektron bulunan yarı iletkenler son yörüngelerinde 3 elektron bulunan bor, indium, galyum gibi elementlerle 1/1M oranında karıştırıldığında bu elementlerin son yörüngesindeki 3 elektron, yarı iletkenimizin son yörüngesindeki 4 elektronun 3 ü ile bağ kurar. Bu şekilde elektron yönünden fakir olan bu yarı iletken tipine P tipi malzeme denir.
DİYODLAR
Diyod genel olarak bir yönde akım geçiren diğer yönde akım geçirmeyen devre elemanıdır. P ve N tipi iki yarı iletkenin birleştirilmesinden oluşan maddeye diyod denir.
Diyodun devreye bağlanmadan önceki durumu
P ve N maddesini n birleşme noktasında N deki elektronlar ve P deki eksik elektronlar bir katman oluşturur. Bu katman Nötür bir bölge oluşturur. Şekil 15 de gözüktüğü gibi. Bu elektronların ve oyukların yer değiştirmesini engelleyen bölgedir. Bu bölge 0.7 volt bir gerilim uygulandığında aşılır.
Diyodun devre bağlanması
Doğru polarma
Doğru polarmada bağlandığında bu Nötür bölgeyi aşmak için gerekli olan 0,7 volt gerilimi geçtikten sonra tüm akımı geçirir. Doğru polarmada kısa devre olarak düşünülebilir.

Şekil
Ters polarma
Ters polarma altında olan diyodun oluşan nötür bölge büyüklüğü artar ve yalıtkan olur. Ters polarma altında akım geçirmez.
Ters polarma altında uygulan gerilim çok fazla ise diyot bozulur ve iletime geçer. Ters polarmada Açık devre olarak düşünülebilir.
ŞEKİL


ŞEKİL de çalışma karakteristiği mevcuttur.
TEMEL İLETİME GEÇME PRENSİBİ
Diyodun + ucundaki potansiyel fark gerilim – ucundakinden fazla ise diyot iletimdedir.
DC VEYA STATİK DİRENÇ
AC VEYA DİNAMİK DİRENÇ
ORTALAMA DİRENÇ
EŞDEĞER DEVRELER DİYOT MODELLERİ
Eşdeğer devreler, eleman, sistem vs ‘nin gerçek uç karakteristiklerini en iyi temsil edecek uygun bir elemanlar kombinasyonudur. Yani bir kez eşdeğer devre belirlendiğinde, elemanın sembolü şemadan çıkarılıp yerine sistemin genel davranışı önemli ölçüde etkilenmeksizin eşdeğer devre kullanılabilir.
Diyot için eşdeğer devre için, silisyum bir diyod olduğu düşünülürse 0.7 voltluk bir eşik gerilimi söz konusu olacaktır.